18 Ocak 2016 Pazartesi

Yol Üstü Mola: Malezya & Singapur

Gezi Tarihi: Ağustos 2015

Ağustos ayında (2015) Türkiye’den ayrılıp Yeni Zelanda’ya taşındım. 17000 km’lik bir yol olunca doğal olarak İstanbul’dan direkt uçuş yok. Ben de Malezya Havayolları ile Kuala Lumpur üzerinden aktarma yaparken daha önce görmediğim Malezya ve Singapur’da 1 haftalık bir mola verdim. Ev arama, iş arama derken geziden ancak 5 ay sonra bu yazıyı kaleme (klavyeye) alabiliyorum. Bundan sonra da Yeni Zelanda’nın muhtelif yerlerini, çevre Pasifik Adaları’nı ve Türkiye yolunda görülecek nice yeni ülkeleri sizlerle paylaşmayı umuyorum.
Gezimin ilk durağı Malezya idi. Kuala Lumpur’a (kısaca KL deniyor) iner inmez nemli sıcak bir hava yakanıza yapışıyor. Bazen nem ve kapalı hava o kadar boğucu olabiliyor ki yağmur yağsa da rahatlasak diye düşünüyor insan. Evet, yağıyor, hem de deli gibi yağıyor, ancak bunaltıcı havaya pek tesiri olmuyor. Hava sıcaklığı tüm sene gece 25, gündüz 32 derece civarlarında dolaşıyor. Değişen durum yağmur olup olmaması.
Havaalanından otele giderken taksi şoförüyle muhabbet ederek geldik. Eski bir İngiliz sömürgesi olması sebebiyle neredeyse herkes İngilizce konuşuyor. Şoföre adını sordum. “Çok zor, anlamazsın” dese de “sen söyle” dedim, malumunuz Müslüman isimler ekseriyetle birbirine benziyor. Adı İftiharşah’mış. Tek seferde anlayınca, anlamını bile söyleyince adamcağız şaşırdı kaldı, sevindi. Genelde diğer Asya ülkelerinde de olduğu gibi Türkleri seviyorlar. Din ortak noktasına (%62’si Müslüman) ve uzak noktalarda olduğumuz için henüz bir çıkar çatışması yaşanmamış olmasına bağlıyorum. Başka tanıdık isimler de var. Mesela “Faiz”. Sanıyorum bizim bildiğimiz anlamda değil ve güzel bir isim ki oldukça yaygın. Bir de kapılarda “Tarık” ismini görünce de heyecanlandım ama çekiniz demekmiş, konuyla pek ilgisi yokmuş. Malay dili de bir sessiz bir sesli modeli bir dil, az gayret edilse anlaşılacak gibi bir his yaratsa da yine hiç ilgisi alakası yok. Türkçemize fersah fersah uzak bir dil. (Örnek - Nasi lemak: Pilavlı tipik Malezya yemeği, Saya tidak faham: Anlamıyorum)
Konu dinden açılmışken, Malezya’da %20 oranında Çinli Budist, %10 Hristiyan, %6 Hindu da yaşıyor. Adım başı her dinin bir yapısına rastlamak mümkün. Bunca karışık bir yapıda olmasına rağmen hiçbir problem yaşamadıklarını söylüyorlar. Tüm dinlerin birbirine saygısı var. Örneğin KL yakınlarındaki Batu Mağaraları’na Hindular dev bir heykel dikmişler ve içine tapınaklarını inşa etmişler. “Biz %60’ız, sana ne oluyor, %6 ile utanmadan buraya nasıl tapınak yaparsın” diyen olmamış. Herkes kendi özelinde, çoğu zaman aynı sokakta yan yana ibadetini yapıyor. Bu hazımsızlık sorunu sanıyorum Ortadoğu’ya has bir problem. İnsanlar dünyanın çoğu yerinde birbirine oldukça anlayışlı. Hele ki Yeni Zelanda’da dinlere saygı konusu var ki onu başka bir yazıda dile getiririm artık. Bir ara “Malezya olmayalım” diye bir endişe vardı ya, şimdi bakıyorum da “keşke olsaymışız” demeden edemiyorum.
İlk gün olmazsa olmaz modunda Petronas Kuleleri ve Batu Mağaraları’na gittim. İkinci gün ise yağmur altında Kuş Parkı’na, sonra da İslam Sanatları Müzesi’ne gittim. Açıkçası bu kadar profesyonel ve kaliteli bir sergi beklemiyordum. 3 katlı müzede her dönemden, her ülkeden birçok İslami sanat eseri bulunuyor. İlginç kısımlardan birisi de dünyadaki önemli camilerin küçük bir minyatürünün bulunduğu alan. Selimiye Cami minyatürünün de bulunduğu bu bölümde çoğunlukla 14-15-16. yüzyıldan örnekler var. Muhtemelen sergilenmeye değer orijinal eser bulamamış olacaklar ki, günümüzden ise pek örnek yok. Modern camilerden yalnızca 2 örnek var. Enteresandır, biri gayrimüslim ABD’den (Dar al-Islam Mosque Abiquiu New Mexico), diğeri ise yabancı sermayenin egemen olduğu Dubai’den. Selimiye, Sultan Ahmet gibi camiler inşa edilirken dönemin insanları “peygamber efendimiz kerpiç yerde kılardı, bizde aynısı yapalım” demeyip dönemine göre yepyeni bir mimari bakış açısıyla kalem tarzı minareler oluşturmuşlar, bir Hristiyan eseri olan Ayasofya’dan esinlenip yepyeni, dönemine göre modern bir tarz yaratmışlar. Maalesef şu anda yeni bir tarz yaratmaktan uzağız, ancak eskisinin kötü bir kopyasını yapabiliyoruz. O dönemde İslam âlemi, yüzünü daha çok geleceğe dönmüşken, şu an her alanda daha çok geçmişe dönüyor. Sanıyorum İslami mimarinin de kopyadan öteye gidememesinin, yenilikçi eserlerin ancak gayrimüslimler tarafından yaratılmasının sebebi de bu. (Din ve futbol konusunda tartışmaya girmek istemem. Çünkü iyi niyetle de söylense, dediklerinizi beğenen olduğu gibi muhakkak beğenmeyen de olur, sonu uzlaşmaya varmayan uzun tartışmalar başlar. Bundan dolayı konuyu burada kesiyorum.)
Kuala Lumpur’un ardından koloniyel Melaka’yı ziyaret edip kara yoluyla Singapur’a geçtim. Singapur, Hong Kong benzeri son derece gelişmiş bir kent/ülke. Hong Kong gibi Singapur da modern ve zengin şehir nasıl olur sorusuna cevap olarak yaratılmış adeta. Şehir merkezinin yanı sıra yalnızca eğlence amaçlı atraksiyonların bulunduğu Sentosa Adası görülmeye değer. Malumunuz Singapur pahalılığıyla ünlü. Yeme içme Avrupa ayarında olsa da konaklama aşırı pahalı. Ben hostelde konaklayarak konuyu ucuz atlattım. Programınızı yaparken buna dikkat etmenizde fayda var.
Son olarak duvar resimleriyle ve yeme içme zenginliğiyle ünlü Penang’a uğrayıp yolculuğu tamamladım. Auckland uçağına binip yeni memleketim Yeni Zelanda’ya doğru yola çıktım.
Son dönemde gezgin arkadaşlarımın çoğu Güneydoğu Asya’da bulunuyorlar. Gerçekten ilgi çekici ve ucuz bir bölge. Ucuz uçak bileti bulursanız kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Not: Türkiye’den ayrıldığım ilk günde beni yalnız bırakmayan Löplöpçü arkadaşlarım Semih ve Özenç ile Aysu ve Barış, sizlere tekrar teşekkür ediyorum. Çok güzel bir yemekti.

Görülen Yerler:

Kuala Lumpur: Petronas Kuleleri (şehrin simgesi kuleler), Batu Mağaraları (Hindu tapınağı), Thean Hou Tapınağı (Budist tapınağı) , KL Kuş Parkı, İslam Sanatları Müzesi, Masjid Jamek (büyük cami), Chinatown (akşam pazarı, yeme içme), Jin Alor (yeme içme), Low Yat Plaza (elektronik AVM)
* Melaka: Hotel Puri, şehir meydanı ve çevresi, Pak Putra (restoran, tavsiyedir)
* Singapur: Merlion (şehrin simgesi aslan/balık heykeli), North Bridge Road, Geylang bölgesi, Paranakan Müzesi, Orchard Road (lüks cadde), Marina Bay Sands Hotel (en üst kat manzara ve kumarhane), Sentosa / Universal Studios (eğlence-çocuk), Sentosa / Siloso Kumsalı, Little India, Singapore Flyer (dönme dolap), Chinatown
* Penang – George Town: Protestan Mezarlığı, şehir merkezi, Kek Lok Si Tapınağı (Budist), Cheong Fatt Tze evi, duvar resimleri (Ernest Zacharevic), Pinang Peranakan evi, Khoo Kongsi evi, Clan Jetties (yeme içme, pazar)

FOTOĞRAFLAR
Cep ve tablet için: Fotoğraflar

5 Kasım 2015 Perşembe

Gezmek isteyenlere...


Her gün yeni bir "yola çıkan Türk" haberini görüp mutlu oluyorum. Motorla Japonya'ya Singapur'a giden de var, kız başına...
Posted by Cüneyt Güven on 4 Kasım 2015 Çarşamba

23 Ekim 2014 Perşembe

Kars & Ahıska

Notlar:
  • Her ne kadar buz tutmuş Çıldır Gölü’nde at arabasıyla dolaşmak, buzda delik açıp balık avlamak kulağa hoş gelse de insani sıcaklıkta gezebilmek için Kars’a yaz aylarında gitmek daha makul olur.
  • Kars Valiliği’nin veya Serhat Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı rehberleri inceleyebilirsiniz. 
  • Biz 4 gecelik bir gezi yaptık. Rotamız şöyleydi:
    • 1. Gün: (Kars Merkez)  Serka Turizm Keşif Rehberi kısa ve uzun olmak üzere iki rota sunuyor. Biz uzunu uyguladık. Tavsiye ederim.
    • 2. Gün: (Sarıkamış, Ani) Sarıkamış’da Katerina Köşkü, cer atölyesi, şehitlikler ve kayak merkezi görülebilir. Ani’ye giderken yoldan sapıp Oğuzlu, Yağkesen ve Kozluca köylerindeki eski Ermeni kiliseleri görmeye değer. Özellikle Yağkesen’deki Kızıl Kilise.
    • 3. Gün: (Çıldır, Ardahan, Damal, Posof) Çıldır Gölü kenarındaki balık bir İzmir’li olarak beni memnun etmedi ama göl manzarası harikaydı. Damal’daki Atatürk portresi 15 Haziran - 15 Temmuz arası 18.00 civarı beliriyor. Posof varılması zor, ancak doğası muhteşem bir kasaba.
    • 4. Gün: (Ahıska/Gürcistan) Türkgözü Sınır Kapısı oldukça tenha, rahatlıkla geçilebiliyor. Yakında Aktaş Sınır Kapısı da açılacak. Ahıska’nın merkezindeki Rabati Kalesi ve Sapara Manastırı görülmeye değer. Hinkali ve kaçapuri yeme şansı da cabası…
  • Kars’da peynir ve bal için Taşkın’ı tercih ettik. Tavsiye ederim.
  • Yemek önerileri: Kars Kaz Evi, Ocakbaşı, piti yemeği

8 Aralık 2013 Pazar

Makedonya - 10 Kasım

Kayınpederimin Makedonya kökenli olması sebebiyle beraberce atalarının topraklarını görmeye karar verdik. Vize uygulamayan ender Avrupa ülkelerinden biri olan Makedonya'ya seyahat etmek için birçok sebep var. Avrupa seyahetleri için detaylı yazmıyor, kısa notlar vermeye çalışıyorum. İşte kısa notlarım ve fotoğraflarım...

- Türkiye'de, özellikle Ege'de çok fazla Makedonya göçmeni var. Gideceğimi söyleyince etrafımdaki birçok insanın Makedonya kökenli olduğunu, Üsküp, Gostivar, Veles, Strumica, Ohri, Kumanovo ya da Tikveş kökenli olduğunu öğrenmiş oldum.
- 10 Kasım'da Manastır'da Atatürk'ün lise eğitimini aldığı Manastır Askeri İdadisi'ndeydik. Ata'ya tahsis edilmiş bölümde amatör ruhlu da olsa güzel bir tören vardı. Milli bayramlarda ve özel günlerde burada tören yapıldığını öğrendik. Seyahatlerinizi bu günlere denk getirebilirsiniz.
- Makedonya küçük bir ülke. 3, en fazla 4 gün gezmek için yeterli olur. 8-9 günlük bir geziye komşu Balkan ülkelerini de dahil edebilirsiniz.
- Nüfusun %67'si Ortodoks Makedon, %23'ü Arnavut, %4'ü Türklerden oluşuyor. (%6 diğer) 1912 Balkan Savaşı öncesi Türklerin oranı %23'müş. Şu anda, bu topluluklar arasında ciddi bir anlaşmazlık yok.
- Türk izlerinin etkisini hala görmek mümkün. Vardar Nehri'nin ikiye ayırdığı Üsküp'de güneydeki Hristiyan mahallesi Budapeşte'yi andırırken, kuzeydeki Müslüman kesmi Kayseri veya Sivas çarşısına benziyor. Her yerde Türkçe anlayan birini bulabiliyorsunuz. Yabancı bir ülkede olduğunuzu çoğu zaman hissetmiyorsunuz bile...
- Rahibe Teresa'yı çocukluğumuzda hep Hint giysileriyle görsek de kendisi Üsküp doğumlu bir Katolik Arnavut. Orjinal ismi de Gonca Boyacı ! Rahibe olduktan sonra tüm hayatını Kalküta'da geçirmiş.
-  Biz saat yönünde Üsküp-Manastır-Ohrid-Gostivar-Kalkandelen-Üsküp dairesini takip ettik. Kiralık araç ve benzin ucuz. Bu turu rahatlıkla kendiniz yapabilirsiniz. Ohrid-Gostivar arasını kestirme yoldan değil de Debar üzerinden yapmanızı tavsiye ederim. Debar yolu inanılmaz derece panoramik.
- Yemekler çok güzel. Pljeskavica denilen büyük köfte, ajvar ve pincur denilen soslar ve kahvaltıda sıvı yoğurt veya ayran yanında sunulan börek muhakkak tadılmalı.

FOTOĞRAFLAR

20 Eylül 2013 Cuma

Svalbard & Norveç

Geçen yıl kalçamı kırmam, ardından da bizim oğlanın doğumu derken nicedir uzaklara gidemiyor olmanın yarattığı huzursuzluk almış başını gidiyordu ki buna son vermek adına yollara koyulmaya karar verdim. Genelde az gelişmiş ülkeleri daha ilginç bulur, seyahatlerimde bu ülkelere öncelik tanırım. Ancak bu sefer tercihimi, yazın ılıman havası ve yemyeşil doğası ile gezmesine doyum olmayan Kuzey Avrupa’dan, Norveç’ten yana kullandım.
İzmir’den Oslo’ya Miles&Smiles millerimi kullanarak gittim. Oslo’dan Svalbard’a ise Norwegian Air Shuttle adlı ucuz havayolu şirketini kullandım. Svalbard adı sanı pek duyulmasa da oldukça büyük bir takımada... Yüzölçümü 61.000 km2 = Kıbrıs’ın 7 katı! En büyük adası Spitsbergen adını taşıyor. Tüm takımadada toplam 2500 kişi yaşıyor. Spitsbergen, 78. enlemde, yani kuzey kutup dairesiyle kutbun tam ortasında yer alıyor. Hepi topu 1300 km daha ötesi kuzey kutbu... En büyük yerleşim merkezi olan Longyearbyen’daki havaalanı dünyada tarifeli uçakla gidilebilecek en kuzeydeki havalimanı olma özelliğini taşıyor. Güneş 19 Nisan’da doğuyor, 25 Ağustos’a kadar batmıyor.  27 Ekim’de battıktan sonra 15 Şubat’a kadar doğmuyor. 6 olmasa da 4 ay gece,  4 ay gündüz...
Bu tip astronomik atraksiyonlar yeterince ilginç olsa da kutup ayısı sayısının (=3000) insan sayısından fazla olması, balina, fok, ren geyiği gibi hayvanların görülebilir ve hatta yenebilir olması da olayın tuzu biberi… Pyramiden adlı şu anda terk edilmiş bir Rus yerleşkesine yaptığımız gemi yolculuğu sırasında tam içeride uyukluyordum ki dışarıdan gelen çığlıklarla ayıldım, ya biri denize düştü ya da çok enteresan bir şey görüldü diye düşünerek güverteye fırladım. Bereket ikinci şıkmış, karşımızda devasa cüssesiyle bir balina defalarca atlayarak yolculuğumuza renk kattı. Öğle yemeğinde de sağ olsunlar, daha önce gemi personelinin kendi yakaladığı bir balinadan ikram ettiler. Balina eti gerçekten inanılmaz lezzetli. Bildiğimiz kırmızı et görünümünde ve çok yumuşak. Lezzeti dana etine benziyor, fakat derinden ciğeri andırıyor. Daha sonra denediğim ren geyiğinin dana etinden bir farkını göremedim. Fok eti ise biraz farklıydı. Rengi siyaha yakın, lezzeti ise daha çok ciğere benziyor denilebilir.
Kutup ayılarına karşı genelde korkuyla karışık bir saygı gösteriliyor. Nitekim İskandinav dillerinde “ayı” manasına gelen “Björn” tüm kuzey ülkelerinde olduğu gibi Norveç’te de oldukça yaygın bir erkek ismi. (Ör: Tenisçi Björn Borg) İnsan evladına ayı der mi, elbet diyebilir. Onlar bizim Aslan’ımıza karışmasınlar, biz de onların Björn’üne, böylelikle anlaşmış olalım. Diğer ayı tipleri insanı gördüğünde ürküp kaçarken kutup ayıları pek oralı olmuyormuş, bir de kazara açlarsa direkt saldırıyorlarmış. BBC belgeselinde, korunaklı bir cam küredeki kameramana aç kutup ayısının 45 dakika süren ısrarcı ve zekice saldırısını izlemişsinizdir. Bu film de Svalbard’da çekilmiş. İzlemeyenler şuradan buyursun:


Kasaba dışına silahsız kesinlikle çıkılmaması tavsiye ediliyor. En son 2011’de bir İngiliz delikanlı ayı saldırısında ölmüş, her ne kadar ayılar yazın fokların peşinden daha kuzeye gitseler de dikkat etmek gerekiyor.
Svalbard konumu itibariyle birçok bilimsel araştırmaya da ev sahipliği yapıyor. Ama bunların en önemlisi belki de Global Seed Vault (Global Tohum Mahzeni). Dünya üzerindeki gıda özelliği olan tüm (evet tüm) bitki tohumlarından birer örnek toplanmış ve daha önce kömür madeni olan bu mahzende korunuyor. Bu Nuh’un Gemisi projesinde şu an toplam 770 bin çeşit tohum -18°C’de burada saklanıyor. İnsanlık için önemli bir çalışma…
Svalbard’da iki gün kalıp Ağustos ortasında kar tipi içinde donduktan sonra başkent Oslo’ya döndüm. Beni 25°C’lik harika bir hava karşıladı.
Dünya seyahatim sırasında, Fiji’nin Mana Adası’nda kaldığım barakayı iki Norveçli genç ile paylaşırken onlara ülkelerinden memnun olup olmadıklarını sormuştum. Norveçlilerin her ne kadar zengin olsalar da karanlık ve soğuk havanın etkisiyle alkolizm ve depresyonun pençesinde inim inim inleyen mutsuz insanlar olduklarını düşünüp onlar adına üzülürken çocuklardan biri beni ters köşeye yatırdı: “Norveç mükemmel bir ülke, bir de şu Fiji’nin havası olsaydı o zaman dünyadaki cennet olurdu.”
İşte bu sıcak havayla beraber çocuğun tasvir ettiği dünyadaki cennet modeli de tamamlanmış oldu. Norveç gerçekten de bizim ancak hayalini kurabileceğimiz düzeyde bir refah seviyesi oturtmuş. Ülkedeki her şey vatandaşların huzuru ve mutluluğunu daim kılmak adına düzenlenmiş. Ulaşım, altyapı, devlet organları, her şey… Norveç ile refah seviyesi konusunda sanıyorum ancak dili, dini, her özelliğiyle benzediği kardeşi İsveç kapışabilir. İsveç’in 1986 yılında öldürülen başbakanı Olof Palme’nin yürüyerek korumasız şekilde gittiği sinemadan dönerken vurulduğunu duymuşsunuzdur. 1990’larda o zamanın Yeni Yüzyıl gazetesinde bir fotoğraf görmüştüm. Ayağı kırık bir adam iki kızın arkasında bankamatik kuyruğunda bekliyor. Oradan kazara geçen bir Japon turist bu kişinin bir hafta önce bir tenis maçında sakatlanan İsveç başbakanı olduğunu fark edip o fotoğrafı çekiyor. (Yine korumasız) Alttaki videoda çeşitli dans figürleri sergileyen İsveç polisine ne demeli…


Oslo’ya gitmeden önce Adnan Menderes Havalimanı’nda beklerken televizyonda Norveç başbakanının seçim öncesinde halkı daha iyi anlayabilmek adına taksi şoförü rolüne girip vatandaşın şikâyetlerini dinlediği bir haber izledim. Sonrasında bunun düzmece olduğunu iddia edenler oldu ama yine de başbakanın bu mütevazılığine şaşmamak elde mi?


Ne kadar bizi andıran, ne kadar bizden örnekler, değil mi ?! Artık hangi ülkenin uygarlık yarışında daha önde olduğuna buyurun siz karar verin.
Norveç, 5 milyonluk toplam nüfusuyla harika bir sistem kurmuş kurmasına da bu sistem sanıyorum biraz pahalıya mal olmuş, fiyatlar (özellikle gıda) pes dedirtecek şekilde pahalı. Pahalı olduğu bilinen Avrupa ülkelerinde bile Norveç’in pahalılığı meşhurmuş diyeyim siz anlayın. Birkaç örnek: Standart bir eli yüzü düzgün restoranda çorba 40 TL, bir tabak yemek min 70 TL. Burger King’de Big Mac Menu 27 TL. Ama en çok koyanı: 50 cl su: 10 TL! Adım başı şelale, göle denk gelinen bu sulak ülkede bu fiyat neyin nesidir çözemedim, boş şişemi bulduğum musluktan doldurmak suretiyle olayı sessizce protesto ettim. Otelleri, uçak biletlerini önceden ayarlamak suretiyle uygun fiyat yakalamak mümkün ama gıda konusunda tedarikli gelinmesini öneririm.
Oslo, rehber kitaplar ve internetteki kaynaklar tarafından çok fazla beğenilmiyor/önerilmiyor. Bu bölgeye gideceklere daha çok Bergen, Stockholm ve Göteborg önerilse de ben Oslo’yu sevdim. Birçok ilginç müzeye sahiplik eden Bygdøy’u ile, renkli cafe ve barları ile, kayakla atlama heyecanını yaşatan Holmenkollen’i ve birbirinden güzel heykele ev sahipliği yapan Frogner Park’ı ile, en önemlisi yemyeşil doğasıyla Oslo çok güzel bir kent… Bu adamlar bildiğiniz ormanda yaşıyor! Bu medeniyet sevmez, istemezükçü zihniyet şehri yemyeşil bırakmış, maalesef adım başı parka yeşilliğe rastlanıyor! Özellikle şehrin tam merkezinde, 300-400 m açıkta bulunan Hovedoya adasını görmenizi isterdim. Yemyeşil bir ormanla örtülü bu adada en fazla 4-5 bina bulunuyor. İstemezükçü, çağdışı zihniyet maalesef burada da AVM ve yol yapılmasına mani olmuş ve Norveç’in müreffeh bir seviyeye ulaşmasını engellemişler!
Oslo’nun merkezinde bile şelale olur da Norveç’in kırsalı güzel olmaz mı? Oslo-Bergen tren yolu dünyanın en güzel manzaralı yolculuklarından biri olarak anılıyor. Ben günübirlik Norway in Nutshell denilen turu gerçekleştirdim. Harika manzaralı bir tren yolculuğundan sonra Norveç fyordlerinin en güzellerinden Nærøyfjord’de 3 saatlik bir gemi yolculuğu yaptım. Ancak, fyordlerin hakkını vermek için bir cruise seyahati yapmanın daha yerinde olacağını söyleyebilirim.
İstanbul’daki konseri kaçırdığıma üzülürken hoş bir rastlantıyla Roger Waters’ın Oslo konserine denk gelip konsere orada katılmam ve Almanya’da yaşayan arkadaşım Özkan ile yine hoş bir rastlantıyla Oslo’da buluşmamız da kendi adıma bu turun güzel sürprizleri oldu.
Norveç’in ünlü kuzey ışıklarını maalesef bu sefer göremesem de bu ülkeye gitmem için bir sebep kalmış olmasına seviniyorum. Bir de fyordleri gemi ile maaile gezer miyiz, umarım bir gün…


FOTOĞRAFLAR

14 Eylül 2012 Cuma

Hangi mil kartını almalı? (Son güncelleme: 10 Şubat 2016)

Bu incelemenin ilk halini Eylül 2012'de yayınlamıştım. Bankalar o zamandan bu yana avantajları sürekli düşürdüler. Hiçbirinin eski cazibesi kalmadı, avantajları Worldcard ve Bonus benzeri düz kartların seviyesine indi. Mevcut haliyle hangisi en iyisi diyorsanız buyrun...

Kısa cevap arayanlar için baştan en iyi kartı açıklayayım. Merak edenler detaya devam edebilirler. Şu an en iyi kart, TEB Bonus Kart - Mil Programı.

Bu 4. güncellemem oluyor. Önce 2010 öncesinde çok faydasını gördüğüm Miles & Smiles bir bir avantajlarını yitirmişti. Akbank Wings az da olsa öne çıkıyordu ama 2015'de tüm avantajlarını yitirdi ve en kötü kartlardan biri oldu. Bu senenin sürprizi TEB Mil Kart! Sonrasında Vakıf Milplus, ING Pegasus, ille de THY diyorsanız Garanti Miles&Smiles, kampanyalarını takip edip kendinizi ona göre ayarlayabiliyorsanız YKB Adios değerlendirilebilir. Diğer mil kartlarını almaya değmez. Bonus benzeri kartlardan kullanmak daha iyi...

Şimdi gelelim detaylı incelemeye...

Garanti - Miles & Smiles
Önce 1 TL'ye 1.5 mil verilirken önce kazanım 1 TL'ye 1 mile düşürüldü. Sonra bu kazanım alışverişe göre 1 TL'ye 0.1 mil, 0.5 mil, 0.75 mil şeklinde iyice azaltıldı. Aynı sırada tüm lounge'lar kapatıldı. Birçok kişi kartı iptal ettirince durumu toparlamak adına çeşitli mil kampanyaları başlatıldı. Bu kampanyalar aydan aya değişiyor, dikkatli takip edilirse yüksek miller kazanmak mümkün. Böylelikle, kart eski formuna yaklaştı gibi görünüyor.
Bu kartın en büyük avantajı THY ile uçarken kazanılan milleri alışverişten kazanılan millerle aynı havuzda birleştirme özelliği idi. Ancak, THY 1 Haziran 2014 itibariyle uçuştan kazanılan milleri (statü milleri) bilet sınıflarına göre değiştirdi ve ciddi şekilde azalttı. Bunu da güzel bir şey gibi lanse etmeye çalıştılar! Bu çalışma, harcamaya bağlı milleri incelese de uçuş millerinin azaltılması olumsuz bir gelişme oldu.
Çok uçanlar THY'nin Classic Plus ve Elite kartına geçebiliyor ve x1.25 ve x1.5 oranında millerini arttırabiliyorlar. Classic Plus için 25000 statü mil gerekiyor. Elite için ise 40000 statü mil gerekiyor. Ancak statü millerin azaltılması sebebiyle özellikle Elite'i hak etmek bundan böyle imkansıza yakın. Sanıyorum yılda 10-15 defa ABD'ye gidip gelmek gerekiyor! Kesinti öncesi bunları alabilenler oldukça şanslılar.
American Express versiyonu yine x1.25 veriyor. Hesapta Mastercard ve AmEx ortalamasını kullandım.
Sektöre göre değişen mil oranları (0.1, 0.5 ve 0.75), extra mil kampanyaları ve sözüne mil avantajları sonrası ortalama 0.85 mil/TL kazanıldığı ortaya çıktı, hesapta bu kullanıldı. (Classic Plus için 0.85x1.25, Elite için 0.85x1.5)
Ödül bilet için az yer ayrılması, çoğu durumda yer garantili bilet zorunluluğu yüzünden 2 kat mil harcama durumu hala ciddi bir problem olarak duruyor. (Mil Tabloları)
Artık vergilerin de mille ödenebiliyor olması ise büyük avantaj. Tax&Smiles adlı bu uygulamada 1000 mille 15 TL'lik vergiyi ödeyebiliyorsunuz. Ancak, bu uygulama bazı hatlarda avantaj olarak ortaya çıkarken, bazı hatlarda mantıksız olabiliyor. Vergiyi parayla mı yoksa mille mi ödemek daha mantıklı olur diye her seferinde incelemek lazım. Örnek karşılaştırmayı alttaki tabloda görebilirsiniz.

Avantajı: THY ile uçmak, artık verginin de mille ödenebiliyor olması, son dakika biletlerinde yüksek mil harcanmasına rağmen avantajlı olabilmesi, sözüne mil ve diğer ekstra mil kampanyaları
Dezavantajı: THY ile uçmak (?), alan vergisi, sürekli azaltılan faydalar, lounge'ların iptal edilmiş olması, THY zorunlululuğu, limitli kapasitede sıklıkla yaşanan ödül bilet bulamama & 1.5-2 misli mil harcayarak garantili bilet almak zorunda kalma, THY'nin statü milleri azaltmış olması


Akbank - Wings
1 TL'ye standart 1 mil veriyordu. Daha önce en iyi karttı, önce harcama millerini %25 arttırdılar. 2015'de önce 1 TL'ye 0.8, hemen sonrasında 0.67 mile düşürdüler. Birçok sektörde ise yalnızca 0.1 kazanılacak. Buna karşın, az da olsa kampanya mili ve chippara verdikleri için hesaplamada 0.67 mil/TL kullanıldı. Hangi uçuşa kaç mil gittiğini ise web sitesinden görebiliyorsunuz. (Mil hesaplama) Akbank'daki hesabınız 100.000 TL'den fazla ise veya min 100.000 TL kredi çekmiş iseniz %25 ek puan kazanılıyordu, iptal oldu. Wings'in "Rüya Şehirler" kampanyası ile her ay üç şehirde yarı puanla uçma fırsatı kazanılıyordu, bu da iptal edildi. Millerin 2 takvim yılı sonrasının Mayıs ayında sıfırlanıyor olması ciddi bir problem olmaya devam ediyor. Lounge'lar kapatıldı. Belli ki zarar ediyoruz denilerek bu kart özetle tamamen gözden çıkarıldı. Tamamen unutun.

Avantajı: -
Dezavantajı: Ucuz uçuşlarda düşük avantaj, millerin 1.5 yılda sıfırlanması, 22 Ekim 2013'de millere yapılan %25'lik zam, Rüya Şehirler kampanyası'nın sonlandırılması, sözüne mil kampanyasının sonlandırılması, 2015'de yapılan %50 kesinti, kapatılan lounge'lar


Yapı Kredi - Adios
Bunun kazanımı oldukça karışık. Sanıyorum anlaşılmasın diye hesaplamalara birçok bizans oyunu gizlenmiş. Mil değil puan kazanılıyor. (1 worldpuan = 0.005 TL) 1 TL harcamaya 0.1 puandan 2 puana kadar farklı varyasyonlar kazanılabiliyor. Eşim bu kartı kullanıyor. Harcamalarında 1 TL'ye ortalama 0.9 puan kazandığını gördüm, karşılaştırmada bunu kullanacağım. Kazanım iç hat uçuşlarında 1.1-1.6 (1.6-2.0 idi) ile, dış hatta ve otellerde ise 1.7-2.4 (2.5-3.1 idi) ile çarpılıyor. (Kat Kat Değerli Puan) Hesapta ortalamaları olan 1.35 ve 2.05 baz alındı. Sonuçta harcadığınızı iç hatlarda ortalama %0.61 (%0.81 idi), dış hatlarda ve otellerde ise %0.92 (%1.26 idi) oranında geri almış oluyorsunuz. Yani, 2015'de %35'lik kesinti oldu. Eğer Adios'u yalnızca 1 TL'ye 2 puan veren kampanyalı yerlerde (genelde World Card anlaşmalı giyim mağazaları) kullanabilirseniz ve 2.4 kat kat değerli puanı denk getirebilirseniz kazanç %2.4'ü buluyor. Bu da Adios'u çok iyi bir kart yapıyor ama bu çok kolay değil tabii.
Bu kartta kampanyalar çok kritik. 299 TL'ye Avrupa'ya, 149 TL'ye yurtiçi gibi kampanyaları olabiliyor. Avantajlı bir kampanya yakalarsanız %1 civarındaki kazanımı %2-3'ler mertebesine çıkarmak mümkün. Bu da çok iyi bir oran.
Avantajı: Uçuş haricindeki konaklama ve araç kiralamada kullanılırlık, her hava yolu ile uçabiliyor olmak, alan vergisinin olmaması, kampanyalarda çok iyi fırsatlar verebilmesi
Dezavantajı: Puan kazanımının çok değişken olması ve bunu ancak alışveriş sonrası POS slipinden öğrenebilmek (100 TL'ye 10 puan da 200 puan da kazanmak mümkün. Hatta artık 0 puan verdiği de oluyor. Bunu da ancak alışveriş bitince görebiliyorsunuz !), kampanya takip zorunluluğu


İş Bankası - Maximiles
7 Ekim 2012 itibariyle 100 TL'ya 1 mil verirken avantajı 125'e 1'e düşürdü, ardından Ekim 2013'de 150 TL'ye 1'e indirdi. Ve nihayet Ekim 2015'de 200 TL'ye 1 mile indiler. Böylelikle avantajlı bir kart olma özelliğini kaybetti, cazibesi kalmadı. Bunun hesabı düz. Lamı cimi yok, kazanırken 200 TL'ye 1 maximil veriyor. Direkt onu harcatıyor. Yurtdışında avantajı 1.5-2.0 oranında artıyor. Yani direkt içte %0.5, dışta %0.75-1.0 kazandırıyor. (Yurtdışı Biletlerde MaxiMil Kullanma)
Avantajı: Her hava yolu ile uçabiliyor olmak, alan vergisinin olmaması, basit hesaplama
Dezavantajı: Daha önce birçok problem yaşadığım İş Bankası tarafından sunuluyor olması, diğer bankaların yaptığı olumsuz değişiklikleri takip etmekte geri kalmaması, kazanımların iyice azalması


ING - Pegasus Kart
20 Mart 2013'de HSBC ile ortaklık bittikten sonra Pegasus, ING ile anlaştı. Ancak HSBC'deki %1.25 avantaj %1'e düştüğü için eskisi kadar avantajlı değil. Ancak, artık tüm bankaların zorla aldığı yıllık aidatı almıyor. Onu +%0.16 avantaj olarak ekledim. (Yıllık 69 TL alınmıyor, ayda 3500 TL harcanıyor varsayımı ile)

Avantajı: Aidat olmaması, görece yüksek kazanım
DezavantajıPegasus zorunluluğu, destinasyon kısıtı




HSBC - Premier Miles
% 0.5 gibi düşük bir avantaj sunduğu için detaylı inceleme ihtiyacı duymadım. Amerika uçuşlarında %33 avantajı var ama bunun bile çok anlamı yok.






Vakıfbank - Milplus 
Yapı itibariyle YKB'nin Adios'una benziyor. Nitekim Vakıfbank da YKB gibi Worldcard veriyor. (Worldcard gibi kazandırdığı varsayıldı.) Adios'a göre avantajı YKB gibi yurtiçinde 1.1-1.6, yurtdışında 1.7-2.4 ile değil de puanı direk 3 ile çarpıyor olması. (Düz kartta 2, plantinde 3 - Hesaplamada platin kullanıldı.) Ancak, ödül bilette yurtiçinde 20 TL, yurtdışında 70 TL kesmesi bu avantajını biraz götürüyor. Bu bedeller hesaplamaya dahil edildi.


Avantajı: Yüksek katsayı ile çarpım (x3)
Dezavantajı: Ödül bilette ücret alınması


Halkbank - Parafly
İlk çıktığında biletin bedelini 100'ün katlarına yuvarlıyor olması ucuz biletlerde bu kartı avantajlı yapmıştı. Ancak bu özellik bitince kartın cazibesi de bitti.
"Her yer Lounge" özelliği ilginç. Seyahat günü havaalanında harcanmak üzere 25 TL hediye ediyor. AHL'de Primeclass Lounge'a da girilebiliyor. Bunun yanısıra Paraf Günüm, Cumartesi Restoran İndirimi kampanyaları da cazip görünse de kazanımlar iyi değil.
Mil kazanımını çok değişken. (Bkz: Parafpara) Kazanım üye yerlerde %0.15 ile %1 arasında değişiyor. Hesaplarda tüm oranların ağırlıklı ortalaması olan %0.35'i kullandım. Bu oran uçuşlarda x4 ile çarpılırken araba kiralama ve paket turlarda x5 ile çarpılıyordu. Şimdi tümünü x2'ye düşürmüşler. Böylelikle en kötü kart durumuna düşmüş. Fırtına gibi başlamıştı, gereksiz bir karta dönüşmüş.

Avantajı: Her yer lounge, paraf günüm, restoran indirimi kampanyaları
Dezavantajı: Yuvarlama özelliğinin bitmiş olması, kazanımların çok azaltılması



TEB Bonus Kart - Mil Programı
Bu senenin süprizi TEB Bonus Kart! 2010 öncesi Garanti Miles & Smiles'ın altın dönemi gibi. Ben hesaplamalarımı "yaptığım alışverişin yüzde kaçını geri alabilirim" mantığıyla yapıyorum. Acaba hesabımda bir yanlışlık mı var diye inceledim. Burada aleni olarak harcamanızı yazıyorsunuz, ne kadarlık bilet alabileceğin yazıyor. Mil yok, puan yok, katlama yok. Gayet düz ve gayet avantajlı. Uzun mesafede %3 gibi inanılmaz standart değerler mevcut. Yabancıların dedikleri gibi "doğru olamayacak kadar iyi". Büyük ihtimalle, rakiplere karşı bu kadar avantajlı durmanın anlamsız olduğuna kanaat getirip onlar da büyük kesintilere gidecekler. O zamana kadar en iyi kart bu.
Not: Ben sitede verilen bilgileri kullandım. Eğer yazılmayan bir bit yeniği varsa, kullananlar lütfen bilgi versinler. Ona göre tekrar düzenleyeyim.

Avantajı: Çok yüksek kazanım
Dezavantajı: -

YÜZDE KAZANÇ TABLOSU (Harcadığım paranın yüzde kaçı karşılığında kar ediyorum?)
- Uçuşlar İstanbul çıkışlıdır. Gidiş dönüş bilettir.
- O hattaki en ucuz bilet baz alındı, varsa vergisi düşülerek gerçek kar (TL) hesaplandı. (Örnek: THY Tokyo'ya en ucuz 3406 TL'ye uçuyor. 964 TL vergi ödeyip 60.000 mil harcarsanız ödül bileti alabiliyorsunuz. Mil karşılığı yaklaşık 2400 TL avantajınız olduğunu düşünüyorsunuz. Ancak Aeroflot Moskova aktarmalı Tokyo'ya 1925 TL'ye uçuyor. Yani aslında 60.000 mil harcayıp ancak (1925-964=) yaklaşık 1000 TL'lik bir avantaj kazanmış oldunuz. Hesaplamalarda 2400 TL değil 1000 TL baz alındı. Başka bir örnek, İstanbul'dan Münih'e Onur Air ile toplam uçuş bedeli, THY uçuşunun vergisinden daha ucuz oluyor! Millerinizi harcayıp bir de fazla para harcamış olacaksınız, bunun için listede THY Münih vb negatif görünüyor.)
- Miles & Smiles için 1 TL'ye toplam 0.85 mil, Adios ve Milplus için ise 1 TL'ye 0.9 puan, Wings için 0.67 mil, Parafly için 0.266 mil kazanıldığı varsayıldı. (Referans: Geçmiş kullanımlar ve aritmetik ortalamalar) 
- Yeşil ile boyanan haneler o hattaki en avantajlı kartı gösteriyor.
- 19 farklı destinasyon hesaplamada kullanıldı. Kampanya biletler ve yüksek sezonda pahalı bileti mille kullanma durumları da hesaba dahil edildi. 19 rotanın ortalamasına göre de genel sıralama oluşturuldu.
- Tüm kartlarda yıllık ücret verildiği varsayıldı. (ING Pegasus hariç, onun da avantajı eklendi.)
- Garanti Bonus veya YKB Worldcard türevi para ödüllü kartlar ortalama yaklaşık %1.0 kazandırıyor. (Referans: Geçmiş kullanım) Eğer mil kartındaki kazanım bunun altındaysa, hiç mil kartına girmeyip efendice Bonus Card daha mantıklı oluyor.

Garanti Garanti Garanti Garanti Akbank YKB İş Bankası TEB ING HSBC Vakıf Halk
M-Smiles Tax-Smiles MS Cl Plus MS Elite Wings Adios Maximiles Bonus Mil Pegasus Premier Milplus Parafly
İzmir -0,3% 0,3% -0,4% -0,4% 0,2% 0,6% 0,5% 1,5% 1,2% 0,5% 0,8% 0,5%
Trabzon -0,5% 0,5% -0,6% -0,7% 0,4% 0,6% 0,5% 1,5% 1,2% 0,8% 1,1% 0,5%
Münih -0,3% 0,6% -0,4% -0,5% 0,4% 0,9% 0,8% 2,5% 1,2% 0,5% 1,0% 0,5%
Londra 0,0% 0,7% 0,0% 0,0% 0,5% 0,9% 0,8% 2,5% 1,2% 0,5% 1,1% 0,5%
Prag (Acil/Yaz) 2,5% 1,9% 3,1% 3,7% 1,1% 0,9% 0,8% 2,5% 0,5% 1,3% 0,5%
Oslo -0,3% 0,6% -0,4% -0,5% 0,4% 0,9% 0,8% 2,5% 0,5% 1,0% 0,5%
Roma (Acil/Yaz) 2,0% 1,6% 2,5% 3,0% 1,0% 0,9% 0,8% 2,5% 1,2% 0,5% 1,3% 0,5%
Venedik (Wingo SAW) 0,5% 0,9% 0,7% 0,8% 0,6% 0,9% 0,8% 2,5% 1,2% 0,5% 1,1% 0,5%
Tahran 0,4% 0,8% 0,5% 0,6% 0,6% 0,9% 0,8% 3,0% 1,2% 0,5% 1,2% 0,5%
Kahire 1,3% 1,3% 1,6% 1,9% 0,5% 0,9% 0,8% 3,0% 0,5% 1,2% 0,5%
Darüsselam 2,8% 1,8% 3,5% 4,2% 0,6% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
Yeni Delhi 2,3% 1,7% 2,8% 3,4% 0,8% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
Johannesburg 1,2% 1,2% 1,5% 1,8% 0,8% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
Maldivler 1,8% 1,6% 2,3% 2,7% 1,1% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
Bangkok 0,8% 1,0% 1,0% 1,2% 0,9% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
Tokyo 1,4% 1,3% 1,7% 2,0% 1,6% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
New York 0,4% 0,8% 0,4% 0,5% 0,8% 0,9% 1,0% 3,0% 0,8% 1,3% 0,5%
Sao Paolo 1,2% 1,3% 1,5% 1,9% 1,1% 0,9% 1,0% 3,0% 0,8% 1,3% 0,5%
Auckland 1,8% 1,5% 2,2% 2,7% 1,4% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
ORTALAMA 1,0% 1,1% 1,2% 1,5% 0,8% 0,9% 0,8% 2,7% 1,2% 0,5% 1,2% 0,5%
SIRALAMA 7 6 3 2 10 8 9 1 5 11 4 12


Münih Business 4,2% 2,7% 5,3% 6,3% 1,0% 0,9% 0,8% 2,5% 0,5% 1,3% 0,5%
Prag Business 6,0% 4,6% 7,5% 9,0% 2,6% 0,9% 0,8% 2,5% 0,5% 1,3% 0,5%
Londra Business 2,7% 2,0% 3,4% 4,1% 0,8% 0,9% 0,8% 2,5% 0,5% 1,3% 0,5%
Darüsselam Business 5,5% 3,4% 6,9% 8,3% 1,1% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
Bangkok Business 5,9% 4,1% 7,4% 8,9% 2,4% 0,9% 1,0% 3,0% 0,5% 1,3% 0,5%
New York Business 4,6% 3,2% 5,8% 6,9% 2,0% 0,9% 1,0% 3,0% 0,8% 1,3% 0,5%
Sao Paolo Business 4,1% 3,0% 5,1% 6,2% 1,9% 0,9% 1,0% 3,0% 0,8% 1,3% 0,5%
4,7% 3,3% 5,9% 7,1% 1,7% 0,9% 0,9% 2,8% 1,2% 0,6% 1,3% 0,5%



SIRA KART KAZANÇ GEÇEN YIL
1 TEB Mil 2,7% Yeni
2 MS Elite 1,5% (1)
3 MS Cl Plus 1,2% (2)
4 Milplus 1,2% (6)
5 Pegasus 1,2% (10)
6 Tax Smiles 1,1% (4)
7 M & Smiles 1,0% (5)
8 Adios 0,9% (9)
9 Maximiles 0,8% (7)
10 Wings 0,8% (3)
11 Premier 0,5% (11)
12 Parafly 0,5% (8)


SONUÇ
- Her koşulda, TEB Bonus Mil Kart en avantajlı kart olarak öne çıkıyor.
- Kırk yılın sırtı mil kullanıyoruz, onda da bedava business uçalım bari diyorsanız, Garanti Miles&Smiles öne çıkıyor.
- Ödül bilet kullanırken avantajınızı hesaplayın. %2'den aşağıda olmamasına gayret edin. %1.5'den aşağıda ise kullanmayın, mümkünse hakkınızı bir sonraki uçuşa saklayın.

Ben ne yapıyorum: Son puanlarımı kullanıp Miles&Smiles'ı iptal ettirdim. Kazanımları kırpmadan önce Wings'e borçlanıp puanlarımı otelde kullanmıştım. Borcu kapatınca onu da iptal ettireceğim. Artık yurtdışında yaşadığım için Türkiye'den kart almayacağım.

(Hesaplama yaptığım dosyayı detaylı görmek ve indireceğiniz dosyada değişiklik yapmak istiyorsanız: Spreadsheet)

5 Ağustos 2012 Pazar

Orta Avrupa 3: Bratislava

Serinin son yazısı Slovakya'nın başkenti Bratislava. Sanıyorum dünyanın birbirine en yakın iki başkenti olan Viyana ve Bratislava'nın (80 km) daha az bilinen olanı Bratislava'ya yine Viyana Havaalanı'ndan ulaşılıyor. Özellikle Bratislava'ya pek gidilmiyor ama Viyana'ya gidenlere buraya en azından bir gün ayırmalarını öneririm.
- Bratislava Kalesi şehri domine ediyor. Yakından görülmesi, içindeki müzelerin ziyareti yerinde olur.
- Doğu Avrupa'daki çoğu şehir gibi Bratislava da 2. Dünya Savaşı'na kadar Yahudilere ev sahipliği yapıyormuş.  Müzeler ve arta kalan anıtlar irdelenebilir.
- Zaman varsa, şehrin dışındaki Devin Kalesi de öneriliyor.
- Petrzalka denen nehrin karşı tarafına bağlayan köprü UFO yu andırıyor. UFO'ya çıkıp da tuvaletleri ayrıca incelemenizi tavsiye ederim.
- Watcher (Man At Work) isimli yerden kafa çıkaran adam heykeli şehrin maskotu, çok seviliyor.
- Şehrin kafeleri, barları çok güzel. Salına salına geziniz.
- Bratislava'daki önemli yerleri ve sokakları gördükten sonra tüm yolu kaplamış rüzgar türbinlerinin arasından Viyana'ya geri dönünüz.